Categories
Uncategorised

Taşlar – Gün 1

Bulunduğumuz kahveci sene sonu sınavlarına hazırlanan liseli çiftlerle kaynıyordu. Bir yanda yarı çözülmüş sınav kitaplarıyla dolu çantalar ve Antalya’ya hiç yakıştıramadığım duvara asılmış kaz tüyü montlar; öte yanda ise sürekli bir çay kahve akıntısı içinde olan masalar arası boşluk vardı. Sırtım içinde bulunduğumuz kahvenin çoğunluğuna ve girişine dönük; gözlerim ise karşımda, iki masa ileride duran posteri süzmekle oyalanıyordu. Derken sonunda kahvemin kalan son yudumunu içip falı kapadım. Falın üstüne demir bir yüzük yerleştirdim ki hızlı soğusun. Derken Falcı geldi ve karşıma oturdu.

“N’aber fıstık?” dedi alaycı bir şekilde. “İyi diyelim, iyi olsun; kahvem bitik, falım hazır, bakacak mısın artık?” dedim biraz aceleyle. Gülümsedi. “Geleneklerimizde sohbetsiz fal okunmaz, bilirsin geleneklere bağlıyımdır.” diyerek gülümsemesini sonlandırdı. Konuya hızlı bir giriş yaparak, “Bana dostlarım Cenk der, düşmanlarım ise beni birden fazla sözcükle tanımlar. Donumun rengi mavi. Taş uyandı mı?” dedim.

Kahvemi eliyle tarttı, parmaklarıyla da sıcaklığından emin oldu. Kafasını iki yana salladı ve ekledi, “Soğumasını beklememiz lazım. Hangi taştan bahsettiğini bilmiyorum. Kimde olduğunu biliyor musun?” diye sordu.

Dün gece gördüğüm rüyayı tekrar hatırlamaya çalıştım. Antalya’nın yerlisi olmasam bile onu saran dağları nerede görsem tanırım. Bir lise gördüğümü, duvardan birinin okula girdiğini, çantasını banklardan birinde oturan bir gence fırlatıp başka bir duvardan kaçtığını görmüştüm. Gözlerinden gördüğüm o genç bahsi geçen çantayı açıp mavi, değerli bir taşı avuçluyordu. Zilin çalmasıyla kafasını kaldırıp okula baktı. Aklından geçen ilk düşünceyi tuttum ve konuştum.

“At almakla bunun ne alakası var?” dedim. Falcı güldü, “At Al!” diye bağırdı. Etrafımızdaki gençlerden bordo etekli ve kravatlı olanları bize döndü. İçlerinden biri muzipçe gülerek yüksek sesle marş söylemeye başladı, “A-dem, Tolunay, Ana-Dolu, Lisesi!”. Cevabımı almıştım.

Fincanın üstüne bıraktığım demir yüzüğü alıp falımı açtı, bana güzel bir masal anlattı. Ben de ona teşekkür ettim.

Liselilerden nefret ediyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *