Categories
Uncategorised

Kurt’un Dini

Sorgula.

Kurt zekidir, ama bilgedir de.

Tek basina yasayabilir, ama yeri surudur.

Sorgula, ama av sirasinda duzeni bozma.

Av ne kadar kisa ve karinlar ne kadar toksa, bir lider o kadar gucludur.

Bir lider ne kadar gucluyse, suru de o kadar gucludur.

Suru ne kadar gucluyse, Kurt da o kadar gucludur.

Kurt ne kadar gucluyse, avlar o kadar kisa ve karinlar o kadar tok olur.

Tok kurdu avlatma.

Sorgula, ama severek sorgula.

Iyi bir lider, sevildigini bildigi takdirde dinlenebilir. Dinlenmek istemeyen Lider’in surude yeri yoktur.

Suru, Kurt dinlensin diye vardir.

Her surunun Bir lideri vardir ama surunun butunlugu ve huzuru herkesin sorumlulugudur. Zeki ve bilge kurtlardan olusan bir surunun lidere ihtiyaci yoktur ama her surunun Bir lideri vardir.

Lider yol verir, emir vermez. Gosterdigi yolda en onden gidemeyen Lider’in surude yeri yoktur.

Lideri sorgulamak sorumluluktur ve guzellikle odullendirilmesi gereklidir. Sorgulamayani odullendirmeyen Lider’in surude yeri yoktur.

Sorgula, ama dinle; duydugunu gozlemle; gordugunu sorgula. Ayni cevabi iki kez duyuyorsan, yanlis soruyu soruyorsun. Ayni cevabi hep duyuyorsan, sana yalan soylenmistir. Dogrusunu bulana kadar degil, hep sorgula.

Kurt sorguladiginda ulur.

Liderin gucunun buyuklugu, etrafindaki kurtlardan gelir. Lideri sorgulayabilecek kadar guzel, lidere nasil uymasini bilecek kadar bilge, lideri begenmediginde cekip gidebilecegin kadar guclu ol. Bunlardan birini yapmazsan ozgurlugunu yitirirsin.

Bas egen kurt, kopektir. Sen kurtsun. Kopegi sev, kopek senin sorumlulugun. Bir kopegi isteyerek uzenin surude yeri yoktur. Kopegin surude yeri vardir.

Kopek sorguladiginda havlar.

Bir kurt bir koyun yakalayabilir, iki kurt iki koyun yakalayabilir, cok kurt tum suruyu yakalayabilir.

Kurtun yedigi koyundur. Sen kurtsun. Koyunu sev, koyun senin sorumlulugun. Bir koyunu zorunda olmadan oldurenin surude yeri yoktur. Koyunun surude yeri vardir.

Koyun sorgulamaz. Meeler.

Koyunun yedigi cimdir. Sen Kurtsun. Cimi sev, cim senin sorumlulugun. Cimi zorunda olmadan oldurenin surude yeri yoktur. Cimin surude yeri vardir.

Kurdu yiyen kurttur. sen Kurtsun. Olumu sev, olumun senin sorumlulugun. Olmesini bilmeyenin surude yeri yoktur. Olumun surude yeri vardir.

Bu sarkiyi anlayan herkes Kurttur, dinleyen herkes kopektir, duyan herkes koyundur, farkinda olmayan cimdir, umursamayan olumdur. Hepsinin surude yeri vardir.


Kurt bagimsizdir, ama surude yeri hep vardir.

Kurt ulur, ama dinler.

Kurt acimaz, ama gorur.

Kurt calismaz, ama hizmet eder.

Kurt usenmez, ama dinlenir.

Kurt sorgular.

Kurt umursar.


Kopek bagimlidir ve surude yeri vardir.

Kopek havlar ve duymaz.

Kopek acir ve gormez.

Kopek calisir ve hizmet eder.

Kopek usenmez ama dinlenir.

Kopek dusunur ama sorgulamaz.

Kopek umursar.


Koyun bagimlidir ve surude yeri vardir.

Koyun meeler ve dinlemez.

Koyun acimaz ve goremez.

Koyun calisir ama hizmet etmez.

Koyun usenir ama dinlenmez.

Koyun duyar ama dusunmez.

Koyun umursar.


Cim bagimsizdir ve surude yeri vardir.

Cim konusmaz, ama dinler ve duyar.

Cim acimaz, ama gorur ve sever.

Cim calismaz, ama hizmet eder.

Cim usenmez ama dinlenir.

Cim umursamaz.


Olum birdir ve surude yeri vardir.

Olum konusmaz, dinlemez, duymaz.

Olum acimaz, gormez ve sevmez.

Olum calismaz ve hizmet etmez.

Olum usenmez ve dinlenmez.

Olum umursamaz


Zeki Kurt, varligini unutturan Kurttur.

Bilge Kurt, ayak uyduran Kurttur.

Kurtlar Zeki ve Bilgedir.

Sen Kurtsun, gerektiginde kopek, gerektiginde koyun, gerektiginde cim gerektiginde olum ol. Kurt oldugunu unutma ve gerekmedigi muddetce ne kopek ol, ne koyun: ne cim ol ne de olum.


Kisacasi, Ahmet Necdet Sezer gibi ol.

Categories
Uncategorised

Life is a Harsh Reality

She reads a book, She knows the words.
She never asks, She won’t be heard.
She lives in it but She cannot see.
Life is a harsh reality.

She listens a song, She can speak
She may ask you one, two or three four things
She looks at it but She is blind.
Life is a harsh reality.

The birds show off, the birds speak.
All the birds live in harmony.
They know You, and They know Me,
All the birds live as We!

She looks around, she smells nice
She comes to eye as a nice surprise
She sees it but it doesn’t click!
That life is a harsh reality

When they speak he listens to them
He is such a quite young gentleman
He dares to ask, to all these girls
Is Life such a harsh reality?

They show off, and they speak!
They are living in a shitty dream!
They don’t know You, they don’t know Me!
They will never ever gonna be as We!

He wanders off, he wonders why?
The truth is there for a naked eye!
He knows what’s up, he deeply sighs:
Life is a harsh reality.

Categories
Uncategorised

Yazmak

Merhaba, ben yazarım. Şimdi bir şeyler yazmak istiyorum. Düşüncelerimi buraya, gördüğünüz renklerde, hikayeyi yazmamla paralel bir şekilde yazacağım. Gerçek hikaye ise koyu renkte olacak.

Soyleyecek bir seyin yoksa en azindan bir sorun olsun.

Insanlar nasil birbiriyle gecinebiliyor? Uygarlasabilmek ne kadar buyuk bir yetenek kimse bunun farkinda mi? Biz en alti bin senedir uygariz. 8 milyar insan, asagi yukari birbirlerine katlanabiliyor artik. Cogu kucuk azinlik sadece 1-2 baska kucuk azinlikla gecinemiyor. Uygarlik boyle bir sey iste. Efsane uygariz.

Lakin, milyarlarca bakteri de kalin bagirsagimda birbirleriyle geciniyor, ustune bir de benimle geciniyor. Demek ki onlar da uygar.

Peki uygarlik ne? Soyleme, goster. Herkes uygarligi gorunce taniyabiliyor, ama herkes farkli bir sekilde onunu uygarlik oldugu sonucuna variyor. Bazen de, varmiyor.

Ancak kisi kendisi uygarlik kavraminin kendisine varip varmadigina karar verebilir. O kisiyi egitmek, kisiyi bu karari kendisi alana kadar dusunsel olarak gelistirmekten ibarettir. Zaten, aklin yolu bir. Dogru sorulari sorabilen insanlar benzer sonuclara varir. Ayni olmak zorunda degil, ama en azindan beraber yasabilecek sonuclara.

Belki de bunun hakkinda yazmaliyim. Kafamdan gecen seyleri dunyaya kusmaya o kadar alistim ki, acikcasi bir hafta sonra donup o fikre baktigimda aaa ne kadar bok gibiymis diyecegim.

Ama bunu diyebilmemin sebebi, birey olarak degismis olmam. Insan, ayni kalmak istedigi muddetce hep ayni kalir. Kaya da ayni kalir, tas da, gunes de, bir karadelik de ayni kalir. Ayni kalmak mazeret degil ki? Ayni kalmak sadece entropiye yenik dusup gec curumeyi ummak. Halbuki yasam degil. Yasam ayni kalmak degil, surekli degismek. Ayni kalanlarin elene elene, sadece ayni kalmayanlarin hayatta kalabildigi o ilk kimyasal tepkime cok, cok basit bir sey. Yasam ayni kalmayan surekliliktir. Ayni kalan insanlari anlamiyorum. Ayni kalmak olmek, intihar etmek. Sen yasamsin, oturdun bunu mu dusunebildin anca. Dusunme daha iyi yasarsin. Yeter ki degis.

Yasam cok ilginc. Degisim oldukca ayakta, tek derdi de sureklilik. Iyisi, kotusu, kanunu falan yok. Bir canlinin en buyuk sorumlulugu ve hakki yasamak. Ama, benim hucrelerim benim yasamim icin surekli oluyor. Hayir, benim icin olmuyorlar. Zaten onlarin yasam dongusu bu, hatta beni olusturan milyarlarca diger hucreyi de, yasamak icin kullaniyorlar. Hmm, ne kadar da uygar. Ama hastalanmasi da ne kadar kolay. Disaridan minik bir virus gonderiyorsun, ak yuvarlar cigerlere savas aciyor. Ama oranli bir sekilde baktigimizda, insan vucudu bence insanliktan daha uygar.

Farkli kisilikte karakterler yaratabilmem icin, once hayati anlamaliyim. Obur turlu sadece bir suru kendimi yazarim. Kendi hayallerimin pesinde kosanlar, kendim gibi dusunen ama farkli yanlarimi temsil eden karakterler. Kendi etigimle orulmus bir hikaye. Tamamen kafamin icinde, gerceklikten duyularim kadar uzak ve bu mesafe cok fazla. Ben o hayatin bir parcasi haline gelmezsem, duyularim tek baslarina yeterli olamaz. Istedigin kadar gozun olsun, teleskopun yoksa ne kadar gorebilirsin? Teleskopu onume ne koydu? Uygarlik mi? Yasam.

Tek boyutlu olma. Aklindaki her ‘an’ en az o ani olusturan noron sayisi kadar boyutlu. Eger anlatilan boyutlari sayabiliyorsan, masal anlatiyorsun. Sen gercegi yazmalisin, kurgu olmasi onemli degil.

Kafanda olmayan hicbir sey sadece seninle ilgili degil. Kafanda olmayan ama senle ilgili olan cogu sey de, baya seyin yaninda cok cok kucuk bir sekilde ilgili zaten. Bunun tek farki yaratiklarimiz. Sanat, bilim, matematik, ev, aile, bebek, goz yasi, gulumseme, osuruk, sumuk, sac. O zaman ilgili olmanin yolu yaratmak. Insanlarda ne kadar ani yaratiyorsaniz, o kadar ilgilisinizdir.

Turkece en sevdigim iki kelime: var ve an. Yemisim TDK’yi, an ne demek size soyluyorum. An bir insanin beyninde olusan takip edilebilir bir noron uyarimi olayidir. Anladin mi? Benim kafamdaki fikirler, noronlardan ibaret. Insanlarin da kendi noronlarini benim noronlarim gibi calismaya egitebilmek ikna edici olmak demek. Bunun da olculebilir tek yolu, istenilen sonuclara ulasilip ulasilamadigina karar vermek.

Ama hicbiri benim noronlarimla birebir ayni duzene ve dengeye sahip olamayacak ki? Peki nasil anliyoruz birinin bizi anladigini? Farkina vararak.

Varmak, an gibi degil, neyi ifade ettigiyle degil de, neyi ifade etmedigiyle aslinda anlatilabilecek bir kavram.

Kendi lugatimi olusturmak, yazarlik icin onemli ama bunu insanlara en yakin kelimeleri secerek yapmaliyim.

Varmak yerine zortmak deseydim kimse kendi varmalariyla benim varmalarim arasindaki farka varamazdi, ikisini farkli seyler zannederdi belki de.

Varmak, zannetmek degildir.

Varmak, olmak degildir.

Varmak, anlamak da degildir.

Varmak, karsilikli etkilesim alanina girmek.

Biz aya vardik gecen yuzyil. Marsa varmaya calisiyoruz.

Varmak, gitmek de degildir. Ben gittim, baska ulkede yasiyorum.

Ama arkadaslarim hala bana variyor.

Varamayanlarla da baglarim kopuyor.

Varmak, karsilikli etkilesim alanina girmislik.

Simdilik ne olduguyla yeterli kadar ortusen bir tanim buldum. Ama varmak, kalmak demek degil. Birinin varmaya devam etmesi lazim. Varmak surekli bir eylem.

Varmak, surekli karsilikli etkilesim icindelik.

Farkina varmak, iki an arasindaki farki baska bir ana kaydederek, kisinin o anla surekli karsilikli etkilesim icinde olmasi.

Farkina varmak, bilmek degil.

Sicagin yaktigini bilen biri, sicak olabilecek bir yere elini koyma gafletinde bulunabilir, cunku o anda sicakligin farkina varmamisti.

‘Hangi Sicaklik?’, kavram olan. (Kendime not: Kavram’i tanimla)

Farkina vardiran bir sey yoktu muhtemelen, bi tetikleyici, mesela kirmizi, mesela gunes ya da baska bir sey. Peki bu kimin hatasi?

Insan her seyi anlasa bile, her an her seyin farkina varamaz. Beynimiz, bilmekde iyi, ama odaklanmakta kotu. Aynanda varabildigi dusunce sayisi cok kisitli. Ogrendin bunlari Efe, kendine tekrar bilimsel olarak kanitlamaya ihtiyacin yok. Digerlerini dusunme, bu senin yaratimin. Kaynak koyasin gelirse google’a yazarsin.

Adamsin.

Her anin en az bir tetikleyicisi var. Bu tetikleyici ortadan kalktigi zaman, o anin devamindan sozedebilir miyiz? Ayzaymerli insalara bakin. O anlarin ulasilamaz oldugu, tetikcilerinin yok olmaya basladigi o hastalik, bir insanin kavramlari nasil kafasinda iliskilendirdigini fark edebiliyorsun. O an aginin sadece bir kismi acikken, cok sacma salak davraniyor insanlar. Peki, o insanlar artik bizim tandigimiz insanlar mi?

Surekliligini yitirmis bir sey ne kadar canli ise, o insanlar da o kadar ayni. Belki de en zor ders bu.

Peki ben kimim? Ben bir insan miyim? Hayir, ben bir insan sinirsel sisteminin vardigi kavramlar butunuyum. Surekliligimi surdurebilmem icin degisip cevreme ayak uydurmam lazim. Bunu da, bana varan vucudumla, cok da guzel yapiyorum. Bunun farkina vardigimdan beri kilo vermek, sigarayi birakmak, alkolu birakmak vesaire zor olmadi. Ot iyi geliyor, sakinlestiriyor. Dengemi bulmami sagladi. Lakin umarim artik sosyallesme ihtiyacimi sosyallesme ile dengelerim. Otu da ara vere vere iciyorum. Kavramlar butunumu yeserten ve gelistiren bir sey ot. Yasamaya, adapte olmaya olanak saglayan bir sey.

Baska yere vardim, buraya varmadan yanimda guzel seyler getirdim.

Kendine varana kadar herkes ergen. Ben cok erken vardim, ama vardigimin farkina varmam zaman aldi. 26 sene, bir suru deneyim, seyahat, insan ve terapi gerekti. Donup bakinca, cogu insanin bir seylerin farkina varabildigini, ama farkindaliklarinin farkina varamadiklarini goruyorum. Celisen dusunceler ve gerceklikler ayni beyinde bulunabiliyor. Istedigi zaman sadece istediginin farkina variyor. Hic geriye donup anlari temizlemek, celisen anlari ayiklayip atmak yok.

Hele bir de hoslarina gitmeyen anlar yaratip, bu anlara dokunmaktansa sadece tetikleyicilerini baskilamaya calisan acizler var.

Kitabin adi:

Bir Beyinin Guncesi

Categories
Uncategorised

Açık Kaynak Yazarlık

Önümüzdeki gönderilerde deneysel takılacağım. Yazacağım hikayede, yazım sürecimi de anlatacağım. Umarım hoşunuza gider.

Categories
Uncategorised

P!=NP

True set is a set where all of the members can be represented by at least one relation of any other two members in the same set. Such a relation is called self-relation.

Rational numbers, Q is a true set, because we can define any rational number with it’s direct relation to at least two other rational numbers. A true set is a dimension.

For example, QxQ set which defines a coordinate plane with rational numbers is not a true set, since we cannot represent a value Y in y axis, using two values X1 and X2 on the x axis.

For this, Real Numbers is not a true set. Since the very definition of pi is defined on QxQ set, and it cannot be shown by at least one relation of any other two members in the same set.

Axiom: Any self-relation has computational complexity of O(1).

Example: 3+5 = 8.

Set A is representative for set B if there is at least one injective function defined from A to B.

The least computationally complex injective function from set A to any set is called best representation(BR).

@ operation: @ operation is the transition from an element in a set to another element in another set, using the best representation. A@B is the the transition from an element in A to another element in B. Computation of such transition is represented as O(A@B).

Axiom: If true sets A1 and A2 is not representative in either direction, calculation complexity of the satisfaction of any proposed function from A1 to A2 is equal to or greater than O(C(|A1|+|A2| , 2)), since the only way to compute is by arbitrary combination.

If two sets A1, A2 are representative, true relation of the sets has the calculation complexity O(F(A1->A2)), where F is the best representation and where O(F(A1->A2)) cannot be equal to or more complex then O(C(|A1|+|A2| , 2)).

A problem defines imaginary sets, true relations from those sets to true sets, and defines functions among both imaginary and true sets. Computing a problem is to validating subsets in true and imaginary sets that satisfies all of the functions that problem defines.

The computational complexity in a chain transition A1@A2@…@Ai, O(A1@A2@…@Ai), is lower bounded by the most complex transition O(Aj@Aj+1) for j>=1 & j<i.

If any Aj is not truly related to Aj+1 in A1@A2@…@Ai then O(A1@A2@…@Ai) becomes at least O(C(|Aj|+|Aj+1| , 2)) and Aj@Aj+1 is called a bad representation.

Thesis: If a problem defines an imaginary set with relations to at least two true sets that has no true relation for each other in either way and no imaginary relation between those, computing the problem has to rely on finding an arbitrary combination of elements in those two sets in the best case, which makes the complexity class of the problem not polynomial.

In order to find the lower bound of complexity of the best computing method for a given problem (O(Problem)), first, the true sets in the problem must be written as nodes, then the true relations between the true sets should be mapped among the nodes as directed edges. Then, the sets defined or included in the problem should be written as nodes, and all of the imaginary true relations proposed in the problem should be mapped as directed imaginary edges as well.

The directional path that crosses all of the imaginary sets and true sets that are represented by imaginary sets directly or indirectly with the least complexity defines the lower bound of complexity of computing the given problem.

That path can be transcribed as A1@A2@…@Ai.

If there is no such a path, It can be assumed that, the problem also defines a bad representation edges between sets that are not representative.

However, traversing a bad representation edge multiplies the complexity by at least O(C(|Aj|+|Aj+1| , 2)).

Thus, P!=NP.

Example Problems

0-1 Knapsack

1st dimension, V consist of all possible values.

2nd dimension, W consist of all possible weights.

Problem P1: Find a subset of Index Set (Counting Numbers) where for any element i in that subset, there is a representation in V and W, that is called Vi and Wi and the sum of all Vi’s should be Vj, where the sum of all Wi’s is limited to Wk.

The problem defines a subset and two imaginary true relations shown in orange.

It is impossible to visit every node following the true relations and imaginary relations that are defined.

Bad representations, in red, can be defined in this case. Since Weight set and Value set are both not representative to each other, this transition can happen in both ways, without increasing the lower bound of the complexity any further.

Now we can traverse the imaginary set and every true set that it represents.

So, what that means?

While computing the knapsack problem, since the maximum value is limited by a weight value, each subset of the Value set has to be transitioned to weight set by bad representation to be validated by the limitation in that set.

Or every subset of weight set that satisfies the given condition has to be transitioned to the value set to be compared with all possible values they can get so that they can be validated in the condition defined in Value Set (maximization).

By the definition of Weight and Value sets, there is no true relation.

A bad representation has the complexity of O(C(|W|+|V| , 2)) for each transition.

The problem does not define a function between Weight set and Value set, thus bad representation makes:

O(P1) != P.

O(P1) = NP.

Thus, P!=NP.

*drops the mic*

0-1 Knapsack Problem With A Twist

Problem P2: Find a subset of Index Set (Counting Numbers) where for any element i in that subset, there is a representation in V and W, that is called Vi and Wi and the sum of all Vi’s should be the possible maximum where the sum of all Wi’s is limited to Wk and F(Wi)= Vi, where O(F(Wi)) is calculated in polynomial complexity.

This means, F can be exploited in computation to calculate the satisfactory subset, without resorting to a bad representation. O(P2) becomes O(F), since F is calculated in polynomial complexity, O(P2) = P.

Such a function would define the value through weight, which is in case of Gold and other pure materials.

Categories
Uncategorised

Philosophy of Everything

To be is to differ. (One true axiom of everything)

A thing is anything that is different.

An event is to differ in difference.

I am different to my difference, therefore I am.

I am different to a difference other than me, therefore it is.

If a thing is different to its own difference, then it is conscious.

Then I am conscious.

Entropy is the opposite of difference.

Action is an increase or decrease in difference.

Impact is an increase or decrease in difference on a thing.

Entropy of a closed system cannot decrease, since in order to create a difference in the part of the system, at least equal amount of difference needs to be sacrificed elsewhere. (Rephrase of Thermodynamics 2nd law).

Increasing difference in oneself is to grow.

If a thing can grow, it is alive.

Not growing is to decay.

Any thing that is not growing is decaying.

A system consists of more than one thing that when sum of all of the actions of those things creates a difference in every one of those things.

A thing can be part of finite number of systems.

Robustness is the indifference of a system towards an action.

Importance is the impact of a thing in a system.

Harmony is a state of a system where every important thing in the system is growing.

Categories
Uncategorised

Fey Girl

Fey girl walks her big dog
What a nice day, she says
She loves and protects her
Fey girl walks her big dog
Not to be afraid

Fey girl lives with a big boy
What a tough marriage, she says
He loves and protects her
Fey girl lives with a big boy
Not to be afraid

Fey girl loves a big wizard
What a great friend, she says
He loves her but he’s not there
Fey girl forgets the wizard,
Cause she is afraid

Categories
Uncategorised

How Systems Work ? (v.05)

What Is A System?

According to Google, a system is a set of things acting together as parts of a functional machine or an interconnecting network; a complex whole.

According to the second law of Thermodynamics, total entropy in the universe cannot decrease.

According to this text, bold phrases are writer’s axioms.

Bold words: These words are overridden, please ignore your previous notions regarding them.

function (action): Any event that decreases the local entropy around a limited space-time by producing at least same amount of entropy elsewhere simultaneously.

program: A system that has at least one function.

machine: System of programs.

Then, Google’s definition can be rewritten as:

system: Set of things functioning together as parts of a functional system of programs, or an interconnecting network; a complex whole.

The part after or the return case of this recursive definition, which holds extreme importance.


How Simple Things Become Complex as Whole

And What Is An Interconnecting Network?

Let’s imagine a particle, so special that it does not interact with any other particle in the existence. How would one prove that such a particle exists?

Short answer, it can’t be done. We cannot prove something that is not intractable exists.

On the other hand, everything that has interacted with a system forms a temporary, more complex system as a whole for an instant.

If the thing that interacts with the system becomes a part of that system, this complexity survives beyond the first interaction.

This is same for any two intractable foundation blocks as well. The moment there is interaction, there is a system.

The moment there is three intractable foundation blocks in a system, you have an interconnecting network. Network of interactions among those blocks.


Robustness: The tendency for a system to descent into a local dynamic equilibrium.


Adaptation: A function of a system that increases its robustness.


Learning: The process of adaptation.


Fear: A brute-force learning that forces a system to avoid certain functions.


Communication: The relation in-between and among systems.


Love: Process of distinct systems adapting to each other for the lack of fear.


All systems are circumstantial and relative.