Categories
Uncategorised

Taşlar – Gün 2

Bu seferki rüyam dünkünden kat be kat daha detaylıydı, çünkü ne aradığımı biliyordum. Kim olduğunu çıkaramadığım çocuğun gözlerinden izlerken yanında sürekli gezen iki tane arkadaşını çıkardım. Biri yağmurun ne zaman yağacağını tahmin etmeye çalışıyordu. Kollarını açıp gri gökyüzüne bakarak “Yağ!” dedi, ama yağmadı. İki arkadaşı yine de onunla gülüşüp sohbete devam ettiler. Bu çocuk niye tanrıcılık oynuyor? Taş onun eline geçerse durum daha da fazla karmaşıklaşabilir. Diğer çocuk herkesle iyi geçiniyor. Peki ya gözlerini paylaştığım oğlan?

Rüyam boyunca kimse onun gözlerinin içine bakmadı. Şanslıyım demek, fark edilmem zaman alacak. Mavi’yi göremedim bu sefer ama uyanmadan önce aklında kalan son düşünceye tutundum. Gözlerimi açtığımda aklımda üç haneli bir sayı vardı. Ne anlama geldiğini bilmiyorum, ama bana güven verdi. Arkadaşlarının Deniz diye seslendiği çocuk maviyi kalbine yakın yere saklamış olmalı.

Lise etrafında dolanan potansiyel bir sapık damgası yememek için şimdilik Deniz’e güvenme kararı aldım. Rüyalarımı iyi yorumlarsam, gün içinde Mavi’yi bu kadar kafama takmama gerek kalmayabilir.

Bugün biraz spor olsun diye eski ustamla buluştuk. Biraz güreştik ve yine ben yendi. İnsanın hala öğrenecek yeni şeyleri olması çok güzel. Mavi’yi gün içinde iki kere andım. İkisinde de aklıma hiçbir şey gelmedi. Arkadaşlarının Deniz diye seslendiği çocuk Mavi’yi kalbine yakın bir yerde saklamış olmalı.

Umarım hiçbir zaman onunla tanışmam gerekmez.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *